âmiyâne


âmiyâne
(A.-F.)
[ ﻪﻥﺎﻴﻡﺎﻋ ]
bayağı, avamca.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • amiyane — sf., Ar. ˁāmmī + Far. āne 1) Kibarca olmayan, bayağı Hem, bu çeşit amiyane işler diplomatın nesine? Y. K. Karaosmanoğlu 2) Sıradan Kupkuru bir ad hem de satılmış gibi pek amiyane bir ad. H. F. Ozansoy Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ÂMİYANE — f. Âdice. Bayağıca. Cahillere yakışır surette …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • amiyane tabirle (veya tabiriyle) — halk ağzı ile, halk deyişiyle …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FİKR-İ ÂMİYANE — Bayağı fikir, alelâde düşünce …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • amiyanelik — is., ği Amiyane olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bayağı — sf. 1) Aşağılık, pespaye Bütün hareketleri adi, kaba ve bayağı idi. Ö. Seyfettin 2) Basit, adi, sıradan, amiyane, banal Kardeşimi birdenbire çok bayağı buldum. P. Safa 3) zf. Hemen hemen, âdeta Bayağı kanacak gibi oldum. 4) zf. Gerçekten… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karınlı — sf. 1) Karnı olan 2) Karnı büyük ve çıkıntılı olan Hani hatırlıyor musun, şişman karınlı, amiyane tavırlı bir adamdan, harp zengini bir Yahudi den bahsetmiştim? H. C. Yalçın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perişanlık — is., ğı Perişan olma durumu Lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti. Y. K. Karaosmanoğlu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller perişanlık vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuşak — sf., ğı 1) Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı Pamuk yumuşaktır. 2) Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş. 3) Dokunulduğunda hoş bir duygu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük